ATLI SPOR ve BİNİCİLİK

Tesislerimizde her yaş grubuna başlangıç seviyesinden, ileri binicilik seviyesine kadar binicilik dersleri verilmektedir. Biniciliği öğrenmek ve geliştirmek için devamlılık ve disiplini korumak çok önemlidir. İki canlının birlikte yaptığı tek spor olan binicilikte panteriniz olan atınıza saygı ve sevgi ile yaklaşmanız, binicilik kurallarına uymanız gerekmektedir. Binicilikte her binicinin gelişimi farklı olabilir ancak süreklilik gelişimin daha hızlı olmasını sağlamaktadır. Binicilik sporunda ilk binişini yapacak olanlar eşofman veya rahat bir pantolon ve spor ayakkabısı ile başlayabilirler.

Profesyonel eğitim ile yaklaşık 8 seans sonrası resmiyet taşıyan bir lisansla biniciliğinizi geliştirebilir ve yeni bir spor dalına adım atabilirsiniz.

4-7 yaş arası çocukların eğitimi daha çok onları atla yakınlaştırmak, bu sporu sevdirmek, binicilik kurallarını oyunlar eşliğinde öğretmek şeklindedir. ​7 yaş sonrası çocuklar küçük farklılıklarla büyüklerle aynı eğitimi almaktadırlar. Binicilik çocuklarda özgüvenin, hızlı ve doğru karar alma yetisinin, doğa ve hayvan sevgisinin gelişmesini sağlar.​

Biniş sırasında uzun pantolon ve kapalı ayakkabı giyilmelidir, çocuklarınızı kısa pantolon ve sandalet ile getirmemeniz onların at üzerindeki konforu açısından önemlidir. Tesisimizde bireysel derslerin yanı sıra okullara grup dersleri de verilmektedir.

Temel Binicilik Bilgileri

Biniş ve İniş

Ata her zaman sol tarafından inilip binilir. Bu, eskiden kılıcın sol kalça yönüne bağlanıyor olması nedeniyle binerken rahat etmek içindir. Ancak günümüzde atın alıştığı yön olması sebebi ile tercih edilmektedir. Binerken, sol el ile her iki dizgin de tutulur. Her iki el, eyerin ön ve arkasındaki çıkıntıdan sıkıca tutulur. Sol ayak sol üzengi demirine geçirilir. Bir sıçrama hareketi ile binici kendisini eyere çeker ve rahatça oturup sağ ayağını sağ taraftaki üzengiye de geçirir. Biniş hızlı ve yumuşak olmalıdır. Böylece atın beli incinmemiş olur.​

İnerken ise, yine aynı şekilde iki dizgin de sol ele alınır ve sırayla yukarıdakinin tersi bir sıralamayla eyerin üzerinden sakince kayarak attan inilir. Kimi zaman ürkek atlarda iki ayağı birden çıkartıp, yüz eyeri görecek şekilde eğilip sıçrayarak inmek de doğru bir seçimdir. Böylece at bir şeyden ürküp koşmak isterse, iniş sırasında her iki ayağınız da serbest olacağı için, üzengide takılı kalıp sürüklenme tehlikesinden kurtulmuş olursunuz.

Adeta

Atın en yavaş yürüyüş şeklidir. Dört zamanlıdır. Atın üzerinde sakince dik oturmak, el ve baldırlarınızın düzgün ve eşit durduğundan emin olmak yeterlidir.

Süratli

Halk arasında tırıs olarak da bilinir. Adetadan daha hızlıdır. İki zamanlıdır. At, ön sağ, arka sol ve ön sol, arka sağ ayaklarını çaprazlama olarak birbirine doğru atar. Uzaktan bakıldığında at sekerek yürüyor gibi bir izlenim verir. Süratli gidişte binicinin rahat etmesi için iki teknik kullanılır. Bu biniş şekillerine “adi süratli” ve “hafif süratli” denir. Adi süratlide binici ağırlığını eyere bırakarak oturur. Belini ne kadar yumuşak bırakırsa, binici o kadar az sarsılacaktır ve atla uyumu yakalayacaktır. Hafif süratlide ise, atın her adımında binici atla birlikte ritmik bir şekilde eyere oturur ve hafifçe eyerden kalkar. Her adımda bu oturma ve kalkma devam eder. Böylece, binici atın sarsıntısını hissetmez.

Dörtnal

Süratliden daha hızlı bir gidiş şeklidir. Ama çoğu insan için süratliden daha konforludur. Sanılanın aksine dörtnal en hızlı gidiş değildir. Üç zamanlıdır. At gittiği yöne bakan ön ayağını önde atar. Binicinin tek yapması gereken tıpkı adi süratlide olduğu gibi belini yumuşak tutup atın ritmini takip ederek, eyerin üzerinde geriden öne hafifçe kaymaktır. Dörtnalda at binmek salıncakta sallanmaya benzetilir.

Galop

Dört ayağın aynı anda yerden kalktığı, en hızlı gidiş şeklidir. Bu gidişte atın sırtında oturmak çok zor olacağından, düz koşu yarışlarındaki jokeylerin duruşundan da hatırlayacağınız şekilde, üzengilere sağlam basarak eyerden kalkılır. Öne eğilen binici, böylece dengesini daha rahat sağladığı gibi, hızın etkisiyle gelen rüzgardan da etkilenmemiş olacaktır. Ayrıca bu duruş, atın arka bacaklarına binen yükü azaltacağından, atın daha hızlı koşabilmesi için rahat etmesini sağlar.

Rahvan

Anadolu’da yaygın olarak yarışları yapılan bu gidiş şekli, süratlinin başka bir versiyonudur. Süratlide at ayaklarını çapraz atarken, rahvanda ön ve arka ayaklar birbirlerine paralel hareket ederler. Bu nedenle rahvan biniş, süratliye göre çok daha rahattır. Hatta bu biniş şekli için halk arasında “Rahvan at üstünde kahve bile içilir.” Denir.

ATIN DONLARI (RENKLERİ)

Atın rengine eski Türkçe’den gelen “don ” adı verilir. Atların temel donları, kır, al ve yağızdır. Diğer donlar, bu renklerin karışmasından oluşmuştur. Bunlara tek tek göz atalım;

Kır

Atın derisi siyah, tüyleri gri, siyah ve beyaz karışımıdır. Atın yaşı ilerledikçe beyaz oranı artar, siyah ve griler azalır. On yaşına gelen bir at, genellikle bembeyaz olur. Bu yaştan daha genç olan bir atın tamamen beyaz olması imkansızdır.

Al

Vücudun bütün tüyleri, yele ve kuyruk kızıl renktedir. Bu kızıl rengi neredeyse kahve-turuncuya kadar açılabildiği gibi, koyu kahveye de çalabilir.

Yağız

Kahverengi kısa kılların üzerinin ağırlıklı olarak uzun siyah tüylerle kaplanmasıdır. Yağız atların yele ve kuyruğu da simsiyahtır.

Doru

Atın yeleleri, ayakları ve kuyruğu siyah, geri kalan vücudu koyu kahve rengidir.

Alaca

Atın tüyleri, kahverengi beyaz veya siyah beyaz lekeler şeklindedir. Bazen atın bedenindeki lekeler kahverengi beyaz olabilirken yele ve kuyruk simsiyah olabilir. Nadiren de olsa beyaz üzerine sarı lekeler de görülmesi mümkündür. Buna bazı yerlerde "Pinto" adı verilirken, bazen de halk arasında "Kızılderili atı gibi" şeklinde ifade edilir. Palomino: Atın bedenindeki tüyler altın sarısı, yele ve kuyruk beyaz veya krem rengidir. Bazı cinsler sadece bu renktedir. Örneğin Haflinger cinsi atlarda, yalnızca palomino görülmektedir. Atın derisi yine siyahtır.

Appaloosa

Beyaz üzerine kahverengi veya siyah benekler şeklindedir. Görsel olarak “Dalmaçyalı” köpek cinsinin tüylerine benzetilebilir.

AT CİNSLERİ

Atlar, binek atları, midilliler, çeki atları ve yük atları şeklinde sınıflandırılır. Bu sınıfların içerisinde pek 159 adet cins vardır. Örneğin midilli, bir at cinsi değil, at türüdür. Midilli türü adı altında onlarca cins bulunur. Bunlardan en ünlüsü Shetland Midillisi’dir. Çeki atına güzel bir örnek Friesian Atı’dır. Veya yük atı olarak Cylidesdale, binek ve spor amaçlı kullanılan atlar için Hanoverian cinsi örnek verilebilir.

Ülkemizde en çok, spor amaçlı yetiştirilip yurtdışından getirtilen binek Avrupa atları, düz koşu yarışı ve ganyan için İngiliz ve Arap atları, bunların haricinde çeşitli binicilik kulüplerinde çocuklara özel, boyu 1.45m’yi geçmeyen poniler ve Anadolu’nun köy içlerinde yerli, kırma, kısa boylu atlar bulunmaktadır.

İLK BİNİŞİNİZ NASIL OLACAK?

Öncelikle sizi her ne yaşta olursanız olun at binmeye karar verdiğiniz, bu güzel hobiye gönül verdiğiniz için tebrik ederiz! İlk binişleriniz elbette eğitmen eşliğinde olacaktır. Genelde lonj denilen bir yöntemle başlanır. Eğitmen bir dairenin ortasına geçer ve atı kendi etrafında, ipe bağlı olarak döndürür. Böylece siz ilk binişinizde ata değil, kendi oturuşunuza ve dengenizi sağlamaya odaklanmış olursunuz.

Öğrencinin becerisine göre hafif süratli egzersizleri, zamanla lonjdan çıkarıp serbest binişe geçmek ile devam eder. Eğitmen, binici serbest binerken de devamlı olarak öğrenciyi gözler ve talimatlar verir, hatalarını uyarır. Zamanla ufak engeller atlamaya geçebilirsiniz.

NE GİYMELİYİM?

İlk zamanlar sizin için deneme olacağından esnek bir pantolon, altı kaymayan ve bileği saran rahat ve topuksuz ayakkabı ve elbette biniş yaptığınız kulübün size sağlayacağı togu (binici kaskı)takmanız yeterli olacaktır. Kimi biniciler eldiven tercih eder. Deri çizmelere göre daha ucuz olan lastik binici çizmelerini kullanabilirsiniz. Ya da, pantolonun üzerine takılan deri tozluk (chaps)leri kullanabilirsiniz. Kırbaç ve mahmuz gibi gereçler sadece eğitmenin isteği üzerine ve gözetiminde kullanılır.

iletisim
galeri
Facebook
Youtube